Hukuki Makaleler

Avukatlarımızdan hukuki konular hakkında makaleler.

Yakın zamanlı makaleler

- Yazar: Tarih: Konu: Diğer Konular
Spor’da Şiddet Yasası Değişiyor 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesi Kanunu'nda yapılması öngörülen değişiklik teklifleri üzerine tartışmalar alevleniyor. Özellikle yasanın 11. maddesinde yapılacak değişiklikle şu an tutuklu bulunan yöneticilerin, yöneticilik vasfını yitirmesi konusu hukukçuların da farklı yorumlarına neden oluyor hatırlayacağınız gibi 2004 yılında yürürlüğe giren 5149 sayılı Sporda Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un uygulaması yapılamadığı için çok faydalı olmadı. Geçtiğimiz 3 Mart 2011 tarihinde yürürlüğe giren Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair 6222 sayılı kanun Avrupa'da bu kadar kapsamlı olarak hazırlanan ilk yasa.Hatta bildiğim kadarı ile  Avrupa Birliği Parlamentosu, UEFA ve FİFA’DA örnek olarak gösterildi takip ettiğim kadarı ile cezaların yüksekliği ve uygulamada görülen aksaklıklar gerekçesi ile yasa ile alakalı değişiklik çalışmaları yapıldı düzenlenmesi gerekli görülen değişiklik çalışmaları geçtiğimiz günlerde kulüplerle paylaşıldı. Yapılan değişiklik çalışmalarında değişecek maddeler şöyle; 1-Bahis şikesinin hapis cezası 1 ila 3 yıl arasında sınırlandı. 2-Basit şikenin faturası 3 ay ila 6 ay arasında hapis cezası. 3-Şikeden hapis cezası alanlar para cezasıyla kurtulabilecek. 4-Teşvik,...
Kültürel Sponsorluk Harcamalarında Vergisel Teşvikler 2 Sponsorluk, bir kurumun, kurumsal ve pazarlama amaçlarına yönelik, katılmakta yarar gördüğü olay ve etkinliklere para vererek ya da o olay, etkinlik için gerekli olan araç / malzeme gibi materyal donanımını sağlayarak desteklemesidir şeklinde tanımlanan Sponsorluk. Çoğu zaman reklam ya da bağış ile karıştırılır; şirketlerin spor, kültür, sanat, sağlık, eğitim ve sosyal alanlarda toplumsal yararlar yaratmalarına katkıda bulunarak, kendilerini tanıtmalarını sağlamak amaçlı  Sponsorluk harcamaları bazı esaslar dâhilinde gelir ve kurumlar vergisinin matrahından indirim konusu yapılabilmektedir. Geçen hafta spor konusundaki teşvikleri anlatmıştık bu haftaki yazımızda ise kültürel sponsorluk harcamalarının vergisel boyutunu anlatacağım. Kültürel alanda Sponsorlukta Vergi Avantajları Kültürel alandaki destek (sponsorluk) faaliyetlerinin teşvik edilmesi amacıyla 14 Temmuz 2004 tarihinde kabul edilen 5228 sayılı “Bazı Kanunlarda ve 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile Kurumlar Vergisi Kanunu ve Gelir Vergisi Kanununun ilgili maddelerine yeni düzenlemeler getirilmiştir. Buna göre; bahse konu Kanunda belirtilen kültürel faaliyetlere ilişkin harcamalar ve bu amaçla yapılan her...
TÜRK MEDENİ KANUNUNDA EVLAT EDİNME HÜKÜMLERİ Evlat Edinme müessesesi 4271 sayılı Türk Medeni Kanunun (TMK) 305 ila 320. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Yasamızdaki düzenleme evlat edinmeyi tam bir soybağı ilişkisi olarak niteleyen katı sistemlerle, evlat edinme ilişkisini geri dönüşü kolayca mümkün geçici bir düzenleme olarak algılayan esnek sistemlerin arasında bir yöntem tercihiyle, karma bir anlayışla oluşturulmuştur. Yasal düzenleme incelendiğinde evlat edinme ilişkisi kurulurken çocuk ve erginlerin farklı değerlendirmeye tabi tutulduğu; çocukların evlat edinilmesine ilişkin düzenlemelerin çok daha ayrıntılı ve sıkı düzenlendiği; erginlerin evlat edinilmesi hallerinde gerektiğinde çocuklara ilişkin hükümlerin kıyasen uygulanmasına cevaz verildiği görülmektedir. Bilindiği gibi yasalarımıza göre 18 yaşını tamamlamamış her birey çocuktur ve bu yasada küçük sözüyle ifade edilen de çocuklardır. Küçüklerin evlat edinilmesinde yasanın 320. maddesinin yollamasıyla aracılık faaliyetlerinde  Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü yetkilidir. (http://www.cocukhizmetleri.gov.tr/tr/html/10619/Kucuklerin+Evl_t+Edinilmesinde+Aracilik+Faaliyetlerinin+Yurutulmesine+Iliskin+Tuzuk). Yine bu yasayla evlatlık ilişkisinin kurulabilmesi ancak mahkeme kararıyla mümkündür. A-)Küçüklerin Evlat Edinilmesi: Küçüklerin evlat edinilmesi iki yolla mümkün olmaktadır. ---Kurum Koruması altındaki bir çocuğun...
Kaynak : "Türk Medeni Kanununda Evlat Edinme Hükümleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Av.Ferda Çalgın'a aittir ve makale, yazarı tarafından http://www.avukatlarimiz.com/makaleler de yayımlanmıştır. Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

- Yazar: Tarih: Konu: Diğer Konular
Avantajları Kullanın!  Vergi Kaçırmayın! “İnsan sevgiyle, devlet vergiyle ayakta durur” İşletmeler ticari faaliyetlerde kazançlarını maksimize, maliyetlerini de minimize etmek isterler. Vergi ise; işletmenin karını azaltan bir maliyet olarak görülür. Evet; vergiler, mükellefler üzerinde değişik boyutlarda maddi anlamda yük oluştururlar. Mükellefler de üzerilerinde oluşan vergi yükünün büyüklüğüne göre tepkiler geliştirirler. Bu tepkiler bazen suç oluştururken, bazen suç oluşturmayacak nitelikte davranışlar olarak ortaya çıkabilir. Mükellefin vergi yüküne bağlı olarak gösterdiği tepkilerden üç tanesi; Vergi kaçakçılığı (Vergi kaçırma) Vergiden kaçınma Vergi avantajları şeklindedir Mükelleflerin vergi yükü karşısında gösterecekleri tepki genellikle gelirine, kişiliğine ve ahlakına bağlı olduğu kadar, sosyal ve kültürel çevrelerine, verginin türüne, miktarına veya oranına bağlı olarak değişebilmektedir. Vergi kaçakçılığı, vergi baskısına karşı yasa dışı ve riskli bir tepkidir.  Çünkü yapılan denetimler sonucu mükellefin vergi kaçırdığı anlaşılırsa duruma göre ceza verilir. Ödenmesi gereken vergiyi, yasada belirtilen davranışlarla yasaya aykırı bir surette hiç ödememek veya eksik ödemek vergi kaçakçılığı olarak nitelendirilir. Vergi kaçırma suçtur ve çeşitli cezai yaptırımları...
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinden:              Esas No             : 2012/28832              Karar No           : 2013/9624 YARGITAY İLAMI              Mahkemesi       : Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)              Tarihi                : 19/4/2012              Numarası          : 2011/899-2011/375              Davacı               : Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O vekili avukat Güven Serdar Deriş              Davalı                : Tolga Karadeveci Taraflar arasındaki tüketici hakem heyeti kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istenilmekle, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı; davalının bankadan aldığı kredi nedeniyle ödediği 900,00 TL dosya masrafının iadesi için Muğla Tüketici Sorunları Hakem Heyetine müracaat ettiğini, hakem heyetinin 19/10/2011 tarih ve 138907 sayılı kararı ile bu bedelin davalıya iadesine karar verildiğini, ödemenin üzerinden bir yıldan fazla zaman geçtiğini, sözleşmenin tüketici ile müzakere edildiğini belirterek; hakem heyeti kararının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı, sözleşmenin tek taraflı olarak hazırlandığını belirterek; davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının talebinin 4077 sayılı Kanunun 4/A maddesine göre, 3 yıllık zamanaşımına tabi olduğu,...
Tapu kaydındaki bilgilerin düzeltilmesi davası nasıl çözümlenir? Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Bu davalar, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan 6100 sayılı HMK'nın 12. maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda murisin kimlik bilgileri ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır. Tapu Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken...
Şirket Tarafından Öğrencilere Verilen Burslar Şirketler ve şahıslar adına Türkiye'de veya yabancı ülkelerde okutulan veya staj gören öğrencilere yeme, içme, konaklama ve eğitim masraflarını karşılamak üzere verilen burslar; bazı koşulların varlığı halinde gelir ve kurumlar vergisinin tespitinde gider olarak dikkate alınabilmektedir. Belirlenen koşulları taşımayan eğitim ve öğrenim burslarının masraf yazılması mümkün değildir. Gelir Vergisi Kanunumuzda bu konuda yer alan düzenlemelere göre, verilen bursların gider olarak değerlendirilmesi için öncelikle bursun işle ilgili olması yani burs alan öğrencinin bursun bitiminde ilgili işletmede görev alması gerektiği yönündedir.  Kurumlar Vergisi Kanunumuzda ise mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı, belirtilerek bir açıklama yapılmıştır. Konu ile ilgili yayımlanan 128 seri no’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde konu şöyle açıklanmıştır; “Hizmet erbabına evvelce yapılan veya gelecekte yapılacak hizmetler karşılığında verilen veya sağlanan para, ayın ve menfaatlerin ücret olarak vergiye tabi tutulacaktır. Ancak 28 inci maddenin 2 nci bendinde yazılı şartla istisna...
6100 SAYILI HMK MADDE 7'YE GÖRE DAVALININ BİRDEN FAZLA OLMASI HALİNDE YETKİLİ MAHKEMENİN TESPİTİ   Davalının birden fazla olması halinde yetki   MADDE 7 -(1) Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.   (2) Birden fazla davalının bulunduğu hallerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.     a.)Maddenin genel analizi : Maddede, aynı davada birden fazla kişiye dava açılması halinde yetkili mahkemenin nasıl belirleneceği hususu düzenlenmiştir. Maddeye göre genel olarak, birden fazla davalının bulunduğu davalarda özel yasasında başka bir mahkemenin ortak yetkili olduğu belirtilmediği sürece davanın davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde alacağı, diğer davalıların ise yetki itirazında bulunamayacağı düzenlenmiştir. Bu konuda;   -          İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili, müvekkili şirket aleyhine Kocaeli 2. İcra Müdürlüğünün 2011/8094...
6100 SAYILI HMK MADDE 6'YA GÖRE GENEL YETKİ MAHKEME KAVRAMI   Genel yetkili mahkeme   MADDE 6 -(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.   (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir.     a.)    Maddenin genel analizi : Maddede bir hukuk davasında hakkında özel yahut kesin bir hüküm yahut 6100 sayılı HMK m.17 hükümlerine uygun olarak taraflar arasında yapılmış bir yetki sözleşmesi bulunmadığı taktirde bir davanın kural olarak nerede açılacağı belirtilmiştir. Buna göre bir hukuk davası, hakkında özel yahut kesin başkaca bir hüküm bulunmadığı taktirde; ister tüzel kişi ister gerçek kişi olsun davanın açıldığı tarihte davalının yerleşim yeri neresi ise o yer mahkemesinde açılacaktır.  Gerçek kişilerin “yerleşim yeri”nden ne anlaşılması gerektiği ise 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “yerleşim yeri tanımı” başlıklı m.19’da açıklanmıştır. Buna göre; “Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.” Tüzel kişiler için ise yerleşim yeri 4721 sayılı TMK m....
SULH HUKUK MAHKEMELERİNİN GÖREVLERİNİ DÜZENLEYEN 6100 SAYILI HMK MADDE 4 ÜZERİNE BİR İNCELEME SULH  HUKUK MAHKEMELERİNİN GÖREVLERİNİ DÜZENLEYEN 6100 SAYILI HMK MADDE 4 ÜZERİNE BİR İNCELEME     Sulh hukuk mahkemelerinin görevi   MADDE 4 -(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın;   a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları,   b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları,   c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları,   ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hakimini görevlendirdiği davaları,   görürler.     a.)    Sulh hukuk mahkemeleri hakkında genel bilgi : Sulh hukuk mahkemeleri 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. Maddesi ile...