Hukuki Makaleler

Avukatlarımızdan hukuki konular hakkında makaleler.

Yakın zamanlı makaleler
Online Satışlarda Aracılık Edenlere Ödenen Komisyonda Vergi İnternet üzerinden yapılan satışlara ilişkin olarak alışveriş yapılmasını teşvik etmek ve müşteri bulmak amacıyla dışarıdan vergi mükellefi olmayan gerçek kişilerden hizmet alan firmalar bu hizmet karşılığında vergi mükellefi olmayan bu gerçek kişilere yapılacak satışlar üzerinden belli oranda komisyon ücret ödemesi yapmaktadırlar. Ödenen bu komisyonların stopaj, KDV gibi vergiler açısından durumu bilinmeyen veya yanlış uygulamaların olduğu bir yöndür. Bu makalemizde bu hususu kanunlarımız açısından ayrıntılı yazacağım. Gelir Vergisi Kanunu Yönünden; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunumuzun 9. maddesinde vergiden muaf esnafa ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, kimlerin esnaf muaflığından faydalanacakları da maddede bentler halinde sayılmıştır. Aynı maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde,  "Motorlu nakil vasıtaları kullanmamak şartı ile gezici olarak veya bir iş yeri açmaksızın perakende ticaret ile iştigal edenler (Giyim eşyalarıyla zati ve süs eşyaları, değeri yüksek olan ev eşyaları ile pazar takibi suretiyle gıda, bakkaliye ve temizlik maddelerini ve sabit iş yerlerinin önünde sergi açmak suretiyle o iş yerlerinde satışı yapılan aynı...
Vergi Ve Ticaretle İlgili 2012 De Değişen Yasalar Değişen ve gelişen ülkemizde her alanda olduğu gibi vergi ve ticaret alanında da mevzuatta değişiklikler ve güncellemeler çok fazla olmaktadır. Bu yazımda ticaretle uğraşan herkesi ilgilendireceğini düşündüğüm 2012 yılındaki vergi ile alakalı değişen yasalar ve değişen hususları anlatacağım.  ÇEK YASASI İLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİKLER 1. 6273 sayılı çek kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun 1. Maddesi ile bankaların çek hesabı açarken istedikleri adli sicil kaydı kaldırılmış çek yasasının 2. Maddesinin 2. Bendi şu şekilde olmuştur;Bankalar, çek hesabı açtırmak isteyenlerin yasaklılık durumuna ilişkin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kaydı, açık kimliklerini saptamak için fotoğraflı nüfus cüzdanı, pasaport veya sürücü belgesi örneklerini, yerleşim yeri belgelerini, vergi kimlik numaralarını, tacir olanların ayrıca ticaret sicili kayıtlarını, esnaf ve sanatkar olanların ise esnaf ve sanatkar sicili kayıtlarını almak ve çek hesabının kapatılması halinde bunları, hesabın kapatıldığı tarihten itibaren on yıl süreyle saklamakla yükümlüdür. Yerleşim yeri yurt dışında bulunan kişiler, bankaya kendileri ile ilgili olarak Türkiye’de bir adres bildirmek zorundadır. Çekin...
EVLİLİK BİRLİĞİNİN TEMELİNDEN SARSILMASI NEDENİYLE -ANLAŞMALI/ÇEKİŞMESİZ BOŞANMA- 4721 sayılı Türk Medeni Yasası’nın 166. Maddesi gereğince, evlilik birliği, ortak yaşamın yeniden kurulması ya da devamı için taraflardan beklenmeyecek ölçüde problemli hale gelmiş ise eşlerden her birinin boşanma davası açma hakkı bulunmaktadır. Taraflar bu sebebe dayanarak ve anlaşmak suretiyle boşanma davası açabilirler. Yasa gereğince anlaşmalı boşanma açılabilmesi için birtakım şartlar mevcuttur. 1- Öncelikle taraflar arasındaki resmi evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması gerekmektedir. 1 yıldan az süreyle evli kalınmış ise 4721 sayılı Yasa gereğince anlaşmalı boşanma davası açılamaz. 2- Tarafların boşanma ve sair hususlarda (müşterek çocukları velayeti, nafaka-maddi/manevi tazminat talebi, kişisel eşyaların durumu, vb) mutabık kaldıklarını gösterir şekilde düzenlenmiş bir protokol hazırlamaları gerekmektedir. Dava açılmadan önce protokolün hazırlanmış olması ve dava dilekçesine bir asıl nüshasının eklenmesi işlemlerin hızlanması bakımından önemlidir. Hak kaybı ve mağduriyet yaşanmaması adına boşanmak isteyen ilgililerin söz konusu protokolü bir avukat vasıtasıyla hazırlamaları daha yararlı olacaktır. Zira davaya bakmakla görevli hâkim, eşler tarafından hazırlanan protokolü dikkate...
TERK SEBEBİYLE AÇILACAK BOŞANMA DAVALARI 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 164. Maddesi gereğince, evlilikte taraflardan biri evlilikten kaynaklanan görev ve yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğer eşi terk ettiği ve haklı bir nedeni olmaksızın tarafların ortak konutuna dönmediği takdirde terk edilen eş bu nedene dayanarak boşanma davası açabilir.   Terke dayalı boşanma davasının açılabilmesi sıkı şekil şartlarına bağlı olup, şartların yerine getirilmemesi veya eksik olması halinde terke dayalı olarak boşanmaya karar verilemez. Bu şartlar:   1- Ayrılık süresinin en az 6 ay olması ve bu durumun devam etmesi gereklidir.   2- Terk eden eşin ortak konutu terk etmeye zorlayan veya diğer eşin haklı bir neden olmadığı halde ortak konuta dönmesine engel olma durumlarının olmaması gerekir. Aksi halde bu duruma sebep olan eş de terk etmiş sayılır.   3- Terk edilen eşin terk eden eşinin ortak konuta dönmesi için hâkim ya da noterden terk eden eşine karşı ihtarda bulunmasını talep etmelidir.   4- Terk eden eşin eve dönmesi...
BOŞANMA KARARI OLMAKSIZIN YAPILAN NAFAKA İSTEMLERİ 4721 sayılı Yasa’nın 195. Maddesi gereği, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ya da evlilik birliği ile ilgili önemli bir konuda anlaşmazlığa düşmeleri durumunda taraflar ayrı ayrı ya da birlikte hâkimin müdahalesini talep edebilirler. Hâkim gerekli gördüğü takdirde eşlerden birinin talebi üzerine Yasa’da öngörülen önlemleri alır.            Evlilik birliğinin devamı süresince eşler arasındaki birlik düzeninin devamı için, eşlerden birinin talebi üzerine hâkim, ailenin geçimi için her bir eşin yapacağı parasal katkıyı belirler. Ev işlerinin görülmesi, müşterek çocukların bakımı, karşılıksız çalışma halleri de bu katkı miktarının belirlenmesinde dikkate alınır. Müşterek çocuklar var ise onların giderlerine de taraflar ortak olarak katkıda bulunmak durumundadır. Eşlerden birinin evlilik birliğinin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde, yükümlülüğünü yerine getirmeyen eş aleyhine, diğer eş tarafından tedbir ve müşterek çocuk varsa iştirak nafakası ödenmesi talebiyle dava açılabilir.    ...
YABANCI ÜLKELERDE ALINAN BOŞANMA KARARLARININ  TANINMASI VE TENFİZİ DAVALARI MÖHUK uyarınca yurt dışında yaşamlarını sürdüren vatandaşlarımızın yurt dışında gerçekleştirmiş oldukları kesinleşmiş boşanma kararlarının yurt içinde hüküm ve sonuç doğurabilmesi için yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi gerekmektedir. Tenfiz, yabancı mahkemelerde alınan kararın yurt içinde icra edilebilineceği anlamına gelmektedir. Örneğin yabancı mahkeme tarafından verilen nafaka kararının Türkiye’de icra edilebilmesi ve takibi için tenfiz edilmiş olması gerekir.   1. Tanıma ve Tenfiz Davası İçin Gerekli Evraklar ve Koşullar   ·         Yabancı mahkeme tarafından verilen boşanma kararının aslı ve yeminli tercüman tarafından usulüne uygun ve onaylanmış (konsolosluk ya da noter tarafından) çevirisi, ·         Yabancı mahkeme tarafından verilen boşanma kararının kesinleşme şerhi ve yeminli tercüman tarafından usulüne uygun ve onaylanmış (konsolosluk ya da noter tarafından) çevirisi, ·         Yukarıda sıralanan belgelerin apostil şerhleri ve tercümeleri, ·         Tenfizi istenen kararın mutlaka mahkeme ilamı niteliğinde olması yani mahkeme tarafından verilmiş olması gerekmektedir. Belediye ya da noterden alınan kararların tenfizi bu anlamda söz konusu olmayacaktır. ·         Türkiye Cumhuriyeti...
Yeni TTK’ ya Göre Şirket Şahıs İşletmesine Dönüşebilir Mi? Yeni Ticaret kanununda şirketlerin ve ortakların durumunun ağırlaştırılmış olmasından dolayı şirketi kapatıp adi ortaklık veya şahıs firması kurmamız doğru mudur? Şeklindeki gelen birçok sorudan dolayı bu makaleyi yazma gereği duydum Yeni T.T.K.’nın 134 ile 194 arası maddeler şirketleri birleşme bölünme ve tür değiştirme konusunu işlemektedir. Yeni TTK da Bir ticaret şirketinin diğer bir ticaret şirketi nevi’ne çevrilmesi kanunda aksine hüküm olmadıkça yeni nevi’e ait kuruluş merasimine tabidir. Ticaret kanununda sermaye şirketlerinin nevi değişikliğine müsaade edilmiş fakat Yeni TTK’de öngörülen tür değiştirmeler sınırlı sayıda gösterilmiştir. Söz konusu hükme göre tür değiştirebilecek şirket türlerini aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz; Bir sermaye şirketi ancak;  Başka türde bir sermaye şirketine;  Bir kooperatife; 2.  Bir kolektif şirket;  Bir sermaye şirketine;  Bir kooperatife;  Bir komandit şirkete; 3.  Bir komandit şirket; Bir sermaye şirketine; Bir kooperatife; Bir kolektif şirkete; 4.   Bir kooperatif bir sermaye şirketine dönüşebilir.Tür değiştirme yukarıda sayılan şirket türleri için geçerli olup, yeni türe dönüştürülen şirket eskisinin devamı sayılacaktır şeklinde...

- Yazar: Tarih: Konu: Diğer Konular
Bedelsiz Kiralama İşleminin Vergi Boyutu Herhangi bir bedel ödemeden bir yakınınızın yerini iş yeri olarak kullanmak çok karşılaşılan bir durumdur. Bu durumda hiç bir bedel ödemeden iş yeri olarak kullandığınız yer için bir vergi ödeyecek misiniz?  Bu durumda çok sorulan sorulardan biridir. Bu yazımda kanunlarımız açısından bu konuyu tüm ayrıntıları ile anlatıyorum. GELİR VERGİSİ KANUNU UYGULAMASI YÖNÜNDEN: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde, mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyetleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratların gayrimenkul sermaye iradı olduğu. 73 üncü maddesinde ise kiraya verilen mal ve hakların kira bedellerinin emsal kira bedelinden düşük olamayacağı, bedelsiz olarak başkalarının intifasına bırakılan mal ve hakların emsal kira bedelinin, bu mal ve hakların kirası sayılacağı , bina ve arazilerin emsal kira bedelinin yetkili özel mercilerce veya mahkemelerce takdir veya tespit edilmiş kirası, bu suretle takdir veya tespit edilmiş kira mevcut değilse, Vergi Usul Kanununa göre belirlenen vergi değerinin % 5'i olacağı;...
Gelir İdaresi Başkanlığı Yeni Özelge Sistemi Vergi uygulanmasında tereddüt edilen konular hakkında Gelir İdaresinden açıklama (özelge-mükteza) istenebilmektedir. Özelge sistemi 2010 yılı başında hem başvuru prosedürü hem de hukuki sonuçları itibariyle yeniden düzenlenmiştir. Bu yazımda yeni özelge sistemini anlatacağım. Özelge nedir? Vergi Usul Kanununun 413 üncü maddesi uyarınca özelge, mükelleflerin veya vergi sorumlularının, kendi vergi durumları ve vergi uygulamaları ile ilgili olarak tereddüt ettikleri hususlar hakkında yetkili makamlardan izahat istemeleri üzerine yetkili mercilerce kendilerine verilen yazılı cevaptır şeklinde tanımlanmıştır. Özelgenin doğurduğu hukuki netice, mükellefin kendisine verilen cevap yönünde işlem yapması halinde, bu işlemin mevzuata aykırı olduğunun sonradan anlaşılması üzerine mükellefe vergi cezası kesilmemesidir. Yeni özelge sisteminde amaç nedir? Gelir İdaresi Başkanlığı’nca uygulamaya konulan yeni özelge sistemi ile şeffaflık sağlanması amaçlanmıştır. Bu amaçla, mükelleflerin özelge taleplerine ilişkin işlemlerin daha kısa süre içinde sonuçlandırılabilmesi ve uygulama birliğinin sağlanabilmesi amacıyla Başkanlık bünyesinde “Özelge Otomasyon Sistemi” kurulmuştur. Bu doğrultuda, yetkili makamlarca verilen özelgeler (Vergi mahremiyeti ile ilgili hükümler de göz önünde bulundurularak)...
Tanıma ve Tenfiz Davaları - Yabancı Ülkede Boşanma Tanıma Tenfiz davası Türkiye de açılıp kabul edilmeden yabancı bir ülkede verilen boşanma kararı  geçerli olmaz. Yani Türkiye de boşanma işlemi nüfusa işlenmez ve hala evli sayılırsınız. Vatandaşlarımız bunun genellikle farkında olmayıp; ancak yeni bir evlilik aşamasında Türkiye de evli olduklarını görünce fark edebilmektedir. Yurtdışında boşanan ve bu boşanmanın Türkiye’de geçerli sayılması ve de Nüfus kayıtlarına geçmesi için Tanıma Tenfiz davası açmak isteyen vatandaşlarımızın bir avukat meslektaştan görüş alarak işlemlerini yaptırmaları faydalı olacaktır. Yurtdışından işlem yapılacağından Tanıma Tenfiz yetkisi içeren vekalet verildiğinde davanın açılarak takibi avukatlarca sağlanacaktır. Tanıma Tenfiz için Türkiye ye gelme zorunluluğu bulunmamaktadır. Tanıma Tenfiz davasında eşlerden birinin Türkiye de ikameti yok ise davanın Ankara, İzmir ve İstanbul Aile Mahkemelerinde görülmesi zorunludur. Yurt dışında yaşayan yabancıların birçoğunun Türkiye ikametleri bulunmamaktadır. Bu yüzden Tanıma Tenfiz davaların bu illerde açılması gerekecektir. Ayrıca tanıma tenfiz işleminin en hızlı şekilde gerçekleşebilmesi için her iki tarafın da avukatının olması kısa bir zamanda boşanmaya ilişkin tanıma tenfiz işleminin gerçekleşmesini sağlayacaktır. Aşağıda detaylı bilgi verilmiş olmakla birlikte özetle söylemek...
Kaynak : Av. Kübra YILDIZ ÇOLAK

- Yazar: Tarih: Konu: Diğer Konular
İhracat Teşvikleri Kredi Ve Destekler KOSGEB KREDİ VE DESTEKLERİ  Ülkemizde yürürlükte olan ihracat destekleme enstrümanları, kredilendirmeden hibe yardımlara uzanan oldukça geniş bir yelpaze içinde yer almaktadır. En yaygın şekilde kullanılan araç ise, gümrük vergilerinden muafiyet sağlayan “Dahilde İşleme Rejimi” dir. Son yıllarda mahsup sistemi, prim ödemesi ve ihracat iadesi gibi isimler altında vergi iadesi sistemine benzer uygulamalar münferit şekillerde kullanılmaktadır. Eximbank tarafından sunulan ihracat kredi programları da yaygın şekilde kullanılan enstrümanlardandır. Güncel devlet yardımları anlayışında dikkati çeken bir husus ise, yardımların oluşturulma mekanizmasında kendini göstermektedir. İstisna ve muafiyet sağlayan yardımlar Yüksek Planlama Kurulu Kararlarını müteakiben Bakanlar Kurulu Kararları ile uygulamaya konulurken, çoğunlukla daha fazla kaynak aktarımını gerektiren hibe devlet yardımları, Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu Kararları ile yürürlüğe konulabilmektedir. Doğrudan nakdi hibe yardım uygulamaları 94/6401 sayılı “İhracata Yönelik Devlet Yardımları”na ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı ve bu karara dayanarak çıkarılan Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu tebliğleri ile yürütülen ve başlıcaları; Tarımsal İhracat İadeleri, Sanayi Geliştirme Yardımı, Ar-Ge Yardımı, Fuar Yardımı, Yurt...
Web Sitesi Üzerinden Alınan Ürünlerde Belge Düzeni İnternet üzerinden perakende satış yapan bir web sitesi üzerinden tedarikçi firma ürünlerinin mal alımı yapılmadan kredi kartı ile ödeme yapmak suretiyle satışı yapılmakta, söz konusu ürünlerin belirtilen tarih aralığında kurye veya kargo aracılığıyla tedarikçi firma tarafından doğrudan müşteriye teslim edilmekte bu durumda; Şirketimiz tarafından müşterilere düzenlenecek fatura şekli nasıl olmalı? Ürün sevki ile ilgili olarak sevk irsaliyesi düzenlenecek mi? Satışını yapacağımız ürün ile ilgili olarak kredi kartı ile tahsilât yapıldığı zaman mı, yoksa ürün teslimatının yapıldığı zaman mı müşteriye fatura düzenlenecek? Tedarikçi firma tarafından düzenlenen faturanın şirketimize girişi olmadan müşteriye düzenlenebilir mi?  1- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 229'uncu maddesinde;"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır."denmekte 230'uncu maddesinde "Faturada en az aşağıdaki bilgiler bulunur şeklinde açıklanmaktadır Faturanın düzenlenme tarihi, seri ve sıra numarası; Faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası;...
İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞINDA MADDİ TAZMİNATLAR I- İŞ KAZASI ve MESLEK HASTALIĞINDA MADDİ TAZMİNAT  A-    İŞ KAZASI  1-      GENEL OLARAK                          Borçlar Hukuku anlamında kaza, borçlunun kusuruna dayanmayan ve borçluyu borcundan/ sorumluluğundan kurtaran bir olay olarak tanımlanırken, iş hukuku açısından kaza ise işçinin işverenin gözetim ve denetimi altında iken işçinin iş görürken ya da gördüğü iş dolayısıyla dış sebeple işçinin uğradığı kaza iş kazası olarak ifade edilmektedir[1]. Doktrinde iş kazası konusunda birçok farklı tanım verilmişse de genel olarak iş kazası “sigortalının işverenin otoritesi altında bulunduğu sırada gördüğü iş veya işin gereği dolayısıyla aniden ve dıştan gelen bir olay” olarak tanımlanmıştır[2]. Bu noktada borçlar hukukundaki kaza ile iş hukukundaki kaza arasında bir fark gözükmektedir. Bu fark da iş hukukunda ki kazanın işçinin gördüğü meslek ile olan bağlantısıdır.                           İş sözleşmesinde işçinin borcu işverene sadakat borcu olmakla birlikte işvereninde karşılık borcu olarak ücret ödeme ve işçiyi gözetim...

- Yazar: Tarih: Konu: Enerji Hukuku
ENERJİ HUKUKUNDA ELEKTRİK PİYASASI GİRİŞ                             4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun kabulü ile rekabete dayalı serbest piyasa oluşturma hedefi ortaya konmuştur. Modelin esası, Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezi ile tamamlanan, tüm koşulları ve süresi taraflar arasında serbest olarak belirlenen özel hukuk hükümlerine tabi ikili anlaşmalardır. Bu anlaşmalar herhangi bir düzenlemeye tabi olmayıp hüküm ve şartları anlaşmanın taraflarınca belirlenen Borçlar Hukuku anlamında sözleşme niteliğindedir. Hedeflenen yapı çerçevesinde enerji fiyatları serbest rekabet ortamında belirlenecektir. Yani enerjinin fiyatı serbest piyasa şartları altında piyasa oyuncularınca belirlenecektir.                           Rekabete dayalı serbest rekabet ortamının temini doğrultusunda ülkenin arz güvenilirliğine katkı sağlamak üzere, elektrik ithalat/ihracat sözleşmeleri yapılmasına imkân verilmektedir.                         Söz konusu ödevimizde öncelikle, enerji piyasası modeline ve modelin işleyişine kısaca değinilecek akabinde de elektrik enerjisi ithalat ve/veya ihracatı kısacası elektrik ticareti yapılabilmesi için gerekli koşulların neler olduğu açıklanacak ve son olarak da elektrik ticaretinin sorunlarının çözümü için elektrik ticareti ile uğraşan uygulamacılardan edinilen bazı çözüm önerileri yer...
ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİNDE KARAR DÜZELTME KURUMU GİRİŞ            Türk hukukunda, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin yer alması AYİM Kanununun 04.07.1972 tarihinde kabul edilmesi ve daha sonradan yürürlüğe girmesi ile olmuştur. AYİM’ in yürürlüğe girmesi ile birlikte artık idari alanda Yüksek Mahkeme alanında çift başlı bir yapı oluşmuştur. Bir yanda Danıştay diğer yanda AYİM, aynı konulara ilişkin benzer hükümler ile kararlar vermiştir. Örneğin; ödev konumuzda olan karar düzeltme kurumu İYUK’ ta ve AYİM kanununda benzer şekil, usul ve başvuru koşullarına tabi kılınmıştır.             Bu açıklamalar ışığında, inceleme konumuz Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde karar düzeltme sebepleri, Yüksek Mahkemenin vermiş olduğu kararlar incelenerek irdelenecektir. İdari yargıda bu ayrım mevcut olduğundan, Yüksek Mahkemenin karar düzeltme sebepleri ile usule ilişkin olarak süre aşımı, ehliyet, husumet gibi konularda vermiş olduğu kararların hukukun genel ilkeleri, hukuk güvenliği açısından incelenmesi ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin idare hukuku ve anayasal açısında yerinin tespiti gerekmektedir.   §1- ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİ’NDE KARAR DÜZELTME   I-                  KARAR DÜZELTME...
CİSG' e GÖRE ALICI VE SATICININ YÜKÜMLÜLÜKLERİ I- SÖZLEŞMENİN KURULMASI BAKIMINDAN     DEĞERLENDİRME    CISG 14. maddesinin ilk fıkrasında ‘icap’ terimini sözleşmenin kurulması için bir veya birden çok belirli kişilere yöneltilen, icapçının bağlanma niyetini açıkladığı ve birtakım asgari koşulları içeren bir teklif olarak tanımlanmıştır. Bu bağlamda bir icaptan söz edebilmek için gerekli koşulları şu şekilde sıralayabiliriz:  - Bir veya birden fazla kişiye yöneltilmiş bir teklifin bulunması - Teklifte bulunan kimsenin sözleşme hükümleriyle bağlanma iradesinin bulunması - Sözleşmenin kuruluşu gerekli asgari koşulların bulunması           Teklifin bulunması ve satım sözleşmesinin niteliği itibariyle gerekli asgari koşulların tesbiti, objektif olarak daha rahat değerlendirilebilmekle birlikte ‘sözleşme hükümleriyle bağlanma iradesi’nin lafzından da anlaşılacağı üzere daha subjektif bir niteliğe sahip olduğu kesindir1.       6098 sayılı kanun da 1. maddesiyle bir bakıma icabın tanımını vermekte ve icabı, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıkladıkları bir beyan olarak nitelemektedir. Hemen ardından kaleme alınan icabın açık veya örtülü olabileceği düzenlemesi, CISG md....

- Yazar: Tarih: Konu: İş Hukuku
İŞ KAZALARINDA MADDİ TAZMİNAT I. İŞ KAZASI       İşyerinde, işveren tarafından yeterli iş sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmaz ve bu sebeple işçi ölür yahut yaralanır ise; işveren hukuki, cezai ve idari yaptırımlarla karşılaşacaktır. İşverenler işçiyi gözetme borcuna aykırı davrandıkları takdirde hem özel hem de kamu hukuku hükümleri açısından sorumlu tutulabilirler1.       İşverenler, işyerinde yeterli iş sağlığı ve güvenliği önlemi almakla mesuldürler. Aksi takdirde gereken önlemi almamaları nedeniyle iş kazası meydana geldiğinde Sosyal Sigortalar Kanunu, İş Kanunu ve Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde sorumlu olacaklardır.       Borçlar Kanununda ve İş Kanununda iş kazasına dair açık bir tanım bulunmamaktadır. İş kazasını ilgilendiren madde içeriklerinden iş kazasının unsurlarını bulabilmek mümkün olup açık ve gerçek bir tanıma ulaşmak mümkün değildir. İş kazasına ilişkin bir tanıma 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda rastlanmaktadır. Bu Kanunda da iş kazasının tanımı yapılmaktan çok, bir olayın hangi durumlarda iş kazası sayılacağı, yer ve zaman koşullarıyla...
Yurtdışında Web 'de Yayınlanan Makalenin Telif Hakkı Yurt dışında (İngiltere) Bir Yayın Evinin Web Sitesinde Ve Kitap Olarak Yayınladığı Makalenin Telifi Vergiye Tabi Midir? Yurt dışında bir yayın evi tarafından bir bilimsel çalışmanın kitap ve web sitesinde yayınlanması sonucu ödenen telif bedelinin vergisel boyutu sorulmaktadır.Gelir vergisi Kanunu açısından durum; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesinde; "Müellif, mütercim, heykeltıraş, hattat, ressam, bestekâr, bilgisayar programcısı ve mucitlerin ve bunların kanuni mirasçılarının şiir, hikaye, roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeleri, bilgisayar yazılımı, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini gazete, dergi, bilgisayar ve internet ortamı, radyo, televizyon ve videoda yayınlamak veya kitap, CD, disket, resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve temlik etmek veya kiralamak suretiyle elde ettikleri hasılat Gelir Vergisinden müstesnadır. Eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi karşılığında alınan bedel ve ücretler istisnaya dahildir. Yukarıda yazılı kazançların arızî olarak...
İhracat Teşvikleri İhracatta Götürü Gider Uygulaması 1. Götürü Gider Uygulamasından Yararlanabilecek Olan MükelleflerGötürü gider uygulamasından; İhracat, Yurt dışında inşaat, Yurt dışında onarma, Yurt dışında montaj ve teknik hizmetler, Uluslararası taşımacılık, Faaliyetinde bulunan, dar mükellefiyet esasında vergilendirilenler de dahil olmak üzere gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri yararlanabileceklerdir. Bu tür faaliyetleri bulunmayan mükelleflerin Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesi hükmüne göre götürü gider kaydı ve bu giderleri kazancın tespitinde indirim konusu yapmaları mümkün değildir. 2. Götürü Giderlerin Belgeli Giderlere Ek Olarak Uygulanması Belgelendirilememiş giderlere karşılık olmak üzere, götürü gider kaydı, mükelleflerin genel esaslara göre belgelendirilmiş giderlerinin gider kaydına engel teşkil etmemektedir. Diğer bir ifadeyle ihracat yapan mükellefler, bu faaliyetleri ile ilgili giderlerinden belgelendirebildiklerini yasal kayıtlarına intikal ettirecekler, buna ek olarak belgelendiremedikleri giderlerine karşılık olarak da götürü gider uygulamasından yararlanabileceklerdir. 3. Götürü Gider Olarak Dikkate Alınabilecek Azami Tutar Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin 1 numaralı bendi parantez içi hükmüne göre, belgelendirilemeyen giderlere karşılık olmak üzere, götürü olarak gider kaydedilebilecek tutar, ihracattan...

- Yazar: Tarih: Konu: Diğer Konular
Bilişim Sektöründe Vergi Bilişim sektörünün vergi boyutu sorumlular ,uygulayıcılar tarafından çok fazla bilinmediği için bu sektörde hizmet veren birçok kişi vergi konusunda sorun yaşamakta ben bu yazı dizisinde tüm konuları ayrı ayrı anlatarak sektörde iş yapanlara faydalı olmayı amaçladım. WEB SİTESİ REKLAMLARININ VERGİ BOYUTU  WEB SİTESİ KURARAK BU SİTE ÜZERİNDEN ALDIĞINIZ PARALAR VE VERGİLER  İNTERNETTEN YAPILAN SATIŞLARIN FATURASI NE ZAMAN KESİLMELİ ?  WEB TASARIM, GRAFİK TASARIM VE TANITIM HİZMETLERİNİN VERGİLENDİRİLMESİ  DİZİ VE FİLMLERE ALT YAZI VE DUBLAJ ÇEVİRİSİ İŞİNDE VERGİ MÜKELLEFİYETİ YURTDIŞINDA BİR YAYINEVİNİN WEB SİTESİNDE YAYINLADIĞI YAZININ TELİFİNDE VERGİ? WEB SATIŞINDA TEDARİKCİ FİRMALARIN SORUMLULUĞU VE BELGE DÜZENİ?  İNTERNET ÜZERİNDEN VERİLECEK ARACİLİK HİZMETİ KARSİLİGİNDA ELDE EDİLEN KAZANCİN VERGİLENDİRİLMESİ YURTDIŞINA BİLGİSAYAR YAZILIMI İHRACI VE İTHALİNDE VERGİ BİLİŞİMDE TELİF HAKLARININ FİKRİ VE VERGİ BOYUTU ...