Hukuki Makaleler

Avukatlarımızdan hukuki konular hakkında makaleler.

Yakın zamanlı makaleler
KOSGEB’in Kobi Destek Programlarını Biliyor musunuz? KOSGEB’İN KOBİ DESTEK PROGRAMLARINI BİLİYOR MUSUNUZ? Bu makalemde KOSGEB destek programlarını ayrıntıya fazla girmeden 7 başlık altında açıklayacağım KOBİ statüsünde işletme ve firmalarımızın bu destekleri inceleyip araştırmalarında şartları uyuyor ise kullanmalarında fayda var. 1.      GENEL DESTEK PROGRAMI Bu program; ülkenin ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanmasında, küçük ve orta ölçekli işletmelerin payını ve etkinliğini artırmak, rekabet güçlerini ve düzeylerini yükseltmek, sanayide entegrasyonu ekonomik gelişmelere uygun biçimde gerçekleştirmek üzere, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı tarafından uygulanan bir programdır. Programın amacı Proje hazırlama kapasitesi düşük KOBİ’ler ile KOSGEB hedef kitlesine yeni dâhil olmuş sektörlerdeki KOBİ’lerin de mevcut KOSGEB desteklerinden faydalanması, KOBİ’lerin kaliteli ve verimli mal/hizmet üretmelerinin sağlanması, Mevcut KOSGEB desteklerinin revize edilerek daha fazla KOBİ’nin bu desteklerden yaygın şekilde faydalanması, KOBİ’lerin rekabet güçlerini ve düzeylerini yükseltmek amacıyla genel işletme geliştirme faaliyetlerinin teşvik edilmesi KOBİ’lerin yurt içi ve yurt dışı pazar paylarını artırmak amacıyla tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin geliştirilmesidir. Destek Programından Yararlanma Koşulu Programdan yararlanmak isteyen işletme...

- Yazar: Tarih: Konu: Diğer Konular
KOSGEB’ i Tanıyalım  KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ İŞLETMELERİ GELİŞTİRME VE DESTEKLEME İDARESİ BAŞKANLIĞI KOSGEB’ İ TANIYALIM KOSGEB NEDİR? Ülkenin ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanmasında küçük ve orta ölçekli işletmelerinpayını ve etkinliğini artırmak, rekabet güçlerini ve düzeylerini yükseltmek, sanayide entegrasyonu ekonomik gelişmelere uygun biçimde gerçekleştirmek amacıyla, Küçük ve Orta Ölçekli işletmeleriGeliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı kısa adı KOSGEB, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile ilgili bir Kamu Kuruluşudur. KİMLER KOSGEB E ÜYE OLABİLİR KOSGEB KOBİ lere hizmet veren bir kurumdur. Bu tanımlamayı yaptıktan sonra kimler KOBİ dir diye bir soru muhtemelen aklınıza gelecektir KİMLER KOBİ DİR? Her geçen gün farklı birçok tanımı bulunan "KOBİ nedir?" sorusu daha çok sorulmaya başlandı. KOBİ, "Küçük ve orta büyüklükteki işletme" kelimelerinin kısaltmasıdır. Birçok farklı tanımı bulunan bu kelimenin en bilinen tanımını KOSGEB yapar: "imalat sanayinde, hisselerinin %25'in fazlası büyük işletmelerin elinde olmayan, 1'den 250'ye kadar işçi çalıştıran" şirketler. KOBİ kavramına çalışan sayısı, satış miktarı, sermaye miktarı, çalışma alanı, maaş dağılımı, üretim miktarı gibi...

- Yazar: Tarih: Konu: Diğer Konular
Yeni Teşvik Sisteminde Açıklananlar ''Yeni Teşvikler, Yeni Fırsatlar'' konulu basın toplantısıyla hükümetce halka duyurulan yeni teşvik yasası ile ilgili günlerdir peş peşe sorular soruluyor bu yüzden bu yazımda Başbakanımızca yapılan basın açıklamasında verilen bilgilere dayanarak yeni teşvik paketinde neler olacağını kısaca özetlemek istiyorum. Yeni teşvik sistemi ile ilgili henüz ne bir karar nede uygulamaya yönelik tebliğler yayınlanmadığı için Uygulama ve Kriterler çıkacak karar ve tebliğe göre belli olacaktır. Türkiye 6 bölgeye ayrıldı Yeni sistemle bölgesel teşvik sisteminin etkinliği artacak. Bölgesel harita yeniden ele alındı. İller sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyine göre 51 il 6 bölgeye (daha önce 4 bölgeydi) sınıflandırıldı. Yeni uygulamada bölgesel sistem yerine il bazlı bölgesel teşvik sistemine geçildi. 1. Bölge 2. Bölge 3. Bölge 4. Bölge 5. Bölge 6. Bölge Ankara Adana Balıkesir Afyonkarahisar Adıyaman Ağrı Antalya Aydın Bilecik Amasya Aksaray Ardahan Bursa Bolu Burdur Artvin Bayburt Batman Eskişehir Çanakkale Gaziantep Bartın Çankırı Bingöl İstanbul Denizli Karabük Çorum Erzurum Bitlis İzmir Edirne Karaman Düzce Giresun Diyarbakır...

- Yazar: Tarih: Konu: Diğer Konular
Web Sitesi Reklamlarının Vergi Boyutu E-ticaret, çağımızın vazgeçilmezlerinden olmasıyla birlikte vergilendirme alanında birçok sorunun ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bugün herhangi bir vergi dairesine gidip bu konu hakkında bilgi almak istediğinizde çalışanlar size konu hakkında tam bilgileri olmadığı için yanlış ya da eksik yönlendirme yapacaklardır. İnternet reklamcılığı ile gelir sağlayan herkesin bu gelirlerin vergisel boyutunu bilmek konusunda bir sorumluluğu vardır. Hukuk sistemimizde bilmemek gerekçe değildir.Elektronik ticaret, coğrafi sınırları kaldırması nedeniyle, vergiden kaçınma ve vergi kaçırma imkânlarını arttırmıştır. Vergilendirmenin temeli vergiyi doğuran olaydır. İnternet üzerinde yapılan işlemlerde vergiyi doğuran olayın kavranabilmesi açısından, somut ürünlerin yanında enformasyon ve veri kaynakları gibi dijital ürünlerin alışverişinin de yapılabiliyor olmasından dolayı güçlükler ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla global ticaretin geçerli olduğu dünyamızda mevcut vergi kanunlarıyla, e-ticaretin vergilendirilmesinde yetersiz kalınacağı açıktır. E-ticaretin farklı ülkelerde gerçekleştirilmesi kazancın elde edilmesi için yapılan harcamaların ne kadarının hangi ülkeye ait olduğunun bilinmesini gerektirdiğinden hem hukuki hem de teknik problemler ortaya çıkabilmektedir. Bu makalemde bu hassas konuyu vergi kanunlarımız açısından...
İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu Tasarısı İş Sağlığı ve güvenliğine ilişkin hususlar şimdiye kadar İş Kanunu içerisinde yer alırken, tasarı yasalaştığında ayrı bir yasa içerisinde düzenlenmiş olacak. Yasa tasarısını kısaca özetleyecek olursak; TASARI KİMLERİ KAPSIYOR?  Bazı istisnalar dışında tüm çalışanları kapsıyor. İş Kanununda yer alan iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin hususlar yalnızca işçiler ve çırak ve stajyerleri kapsarken, taslak memur-sözleşmeli personel dahil tüm çalışanları kapsıyor. TASARININ KAPSAMINDAKİ İSTİSNA KURUMLAR?  Türk Silahlı Kuvvetlerinin, genel kolluk kuvvetlerinin ve milli istihbarat teşkilatının eğitim, operasyon, tatbikat ve benzeri kendine özgü faaliyetleri, afet ve acil durum birimlerinin müdahale faaliyetleri, ev hizmetleri, çalışan istihdam etmeksizin kendi nam ve hesabına mal ve hizmet üretimi yapanlar tasarı kapsamı dışındadır. YASA KAÇ ÇALIŞANI OLAN FİRMAYA UYGULANACAK? Tasarıya göre Bakanlık, kamu kurum ve kuruluşları hariç olmak üzere ondan az çalışanı bulunan çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerine yönelik olarak bu maddenin uygulanmasında; destekleyici ve kolaylaştırıcı nitelikte özel düzenleme yapma yetkisinde olacak. Bakanlar Kurulu destekleyici tedbirleri, az tehlikeli ve tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerine...
Yeni Türk Ticaret Kanununda Denetim Konusuna Bakış Yeni Türk Ticaret Kanunu artık patronun söz hakkını ortadan kaldırıyor ve işini titizlikle yapan denetçiye büyük yetkiler veriyor. Yeni TTK. İle şirketlerin finansal tablolarının bir diğer deyişle hesaplarının denetlenmesi sistemi tamamen değişmiştir. Önceki yasada  A.Ş.de uzman olması bile istenmeyen bir murakıp sistemi bulunmakta idi ve ltd. şirketlerde ise bu organ da yoktu. Yeni yasa sermaye şirketlerinin ya bir bağımsız denetleme kuruluşu veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavirin denetçi olabilecekleri hükmünü ve finansal tablolar ile raporların ve muhasebenin sürekli olarak denetlenmesi esasını getirmiştir. Ticaret kanunumuzun 397. Maddesinde “Anonim şirketin ve şirketler topluluğunun finansal tabloları denetçi tarafından, uluslararası denetim standartlarıyla uyumlu Türkiye Denetim Standartlarına göre denetlenir. Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu içinde yer alan finansal bilgilerin, denetlenen finansal tablolar ile tutarlı olup olmadığı ve gerçeği yansıtıp yansıtmadığı da denetim kapsamı içindedir.” Tanımlaması ile denetçinin yetki sınırlarını çizerken “Denetçinin denetiminden geçmemiş finansal tablolar ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu düzenlenmemiş hükmündedir.”tanımlaması ile...
Tüketicilerin Banka Ve Kredi Hakları Bilindiği üzere, Türkiye, çağdaş hukuk sistemine uyum sağlayabilmek için ilk defa 1995 yılında 4095 sayılı kanunla tüketicilerin haklarının korunması için yasal düzenleme yapmıştır. Söz konusu yasal düzenlemede görülen bir takım eksikliklerin giderilmesi,zaman içerisinde ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara cevap verebilmesi amacıyla bir takım değişikliklere gidilmişse de yeni bir yasa yapılması ihtiyacı hiç bir zaman ortadan kalkmamıştır. Yasa koyucu, bu nedenle yaptığı yasal düzenlemede özellikle tüketicilerin bankalar tarafından mağdur edilmesi, tüketicilerin özellikle kredi taleplerinde ileri sürülen hukuki dayanağı olmayan taleplerinin önüne geçilmesi için sıkı düzenlemeler getirilmiştir. Öncelikle, yeni yasa ile tüketici ile banka arasındaki her türlü sözleşme Yasa kapsamına alınmıştır. Bu sebeple, artık sadece kredi talepleri değil, tüm para transferleri ve diğer bankacılık hizmetleri de artık Tüketici Kanunu kapsamına alınmıştır. Böylece bankaların keyfi ve hukuksuz işlemlerine dur denilmek istenmiştir. Bankalar, Tüketiciden; kendisine sunulan mal veya hizmet kapsamında haklı olarak yapılmasını beklediği ve sözleşmeyi düzenleyenin yasal yükümlülükleri arasında yer alan edimler ile sözleşmeyi düzenleyenin...

- Yazar: Tarih: Konu: Aile Hukuku
Boşanma Çocuk Psikolojisi Boşanmalarda en çok etkilenen taraf ne yazık ki çocuklar oluyor. Uzmanlar bu süreçte çocukların verdiği tepkilerin yaş gruplarına göre farklılık gösterdiğini, ayrılma sürecinden en fazla etkilenen yaş grubunun 3-6 yaş grubu olduğunu söylüyorlar. Bu yaştaki çocukların kendilerini ailelerinin odak noktası olarak gördüğünü ve boşanmanın sebebini tamamen kendileri zannettiklerinin altını çiziyorlar. Çocuklarda “Ben akıllı, uslu olmadığım için annem ile babam boşandı” düşüncesinin hakim olduğunu söylüyor. 7-12 yaş grubundaki çocukların boşanma sebebini anne-baba üstüne attığını vurgulayan uzmanlar, 13-18 yaş grubunun bu süreci çok zor atlattığını belirtiyor. Bu yaştaki ergenlerin uyuşturucuya başlama, kendine ya da arkadaşlarına zarar verme, küfür etme, kötü ortamlara girme gibi tepkisel davranışlar gösterebileceklerini belirtiyor. Uzman psikolog Didem Uçak, boşanma sürecinde çocuktaki görülebilecek tepkisel davranışların beslenme sorunları, derslere odaklanamama, konsantre bozukluğu, ders çalışma isteksizliği, uyku bozuklukları, huzursuzluk, saldırgan davranışlar, hırçınlık, tedirginlik, yatak ıslatma, kekemelik, uyumsuzluk gibi belirtiler olabileceğinin altını çiziyor. Uçak, “Çocuk boşanma olayını duyunca kendine evi annem mi, babam mı...

- Yazar: Tarih: Konu: Diğer Konular
2012 Yılında Devlet Teşvikleri Devletin, özel sektörün güçlendirilmesi ve uluslararası rekabetçiliğin geliştirilmesi amacıyla geçtiğimiz yıllarda uygulamaya koyduğu destek, teşvik, hibe ve kredi sistemi 2012 yılında da tüm hızıyla girişimcilere sunulmaya devam edecek. 2012 yılı devlet teşvikleri için, daha esnek ve erişilebilir bir teşvik sistemi planlanmaktadır. Bölgesel teşviklere ek olarak, sektörel teşviklerin de ülkemiz KOBİ ve girişimcilerine tahsis edilmesi amaçlanmaktadır. Buna ek olarak, teşvik sisteminde hali hazırda bulunan 4 bölgeye ek olarak yeni bir bölgenin eklenmesi, böylece toplam 5 bölgeye farklı ve bölgeye özel teşvikler verilmesi öngörülmektedir. Mevcut teşvik sisteminde yatırım üretim-süreci içerisinde teşvik uygulanıyor, yeni sistemle bir anlamda yatırım indirimi sisteminin geri geliyor. Geçtiğimiz dönemlerden elde edilen tecrübelerden yararlanılarak revize edilmesi planlanan teşvik sistemi, KOBİ'lerin ve girişimcilerin daha çok faydalanacağı bir sistem olarak 2012 yılının önümüzdeki aylarında karşımıza çıkacaktır. Ülkemiz de mevcut teşvik mevzuatı çerçevesinde verilen hibe, teşvik, kredi uygulamaları şu şekildedir; Enerji yatırımlarına teşvik Enerji yatırımlarına teşvik enerji bakanlığınca hazırlanan prosedür ve ilgili kanuna...
İş Kanununa Göre İş Sağlığı Ve Güvenliği İşçileri iş kazaları ve meslek hastalıklarından korumaya yönelik önlemleri almak ve onları bu konuda bilgilendirmek, İş Sağlığı ve Güvenliğinin temelini oluşturmaktadır. Sanayileşmenin artması ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte üretimin en önemli faktörü olan çalışanların sağlığı ve güvenliği ile ilgili sorunlar ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu sorunlar iş verimini ve işletmeyi tehlikeye sokmaya başladıkça önem kazanmış ve yapılan çalışmalar ve araştırmalar sonucunda İş Sağlığı ve Güvenliği kavramı doğmuştur. İşçileri iş kazaları ve meslek hastalıklarından korumaya yönelik önlemleri almak ve onları bu konuda bilgilendirmek, İş Sağlığı ve Güvenliğinin temelini oluşturmaktadır. I. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİN SAĞLANMASINDA DEVLETİN GÖREVİ Bu bölümü konuyu çok uzatmamak için devletin görevlerini sadece başlıklar halinde yazıyorum. Mevzuat Hazırlama Görevi Denetim ve Teftiş Görevi Yaptırım Uygulama Görevi II. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KONUSUNDA İŞVERENLERİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ İşverenin koruma borcu; işçiye zarar verebilecek her türlü davranıştan kaçınmayı, kişisel bilgilerini korumayı, işçiye bilgi vermeyi, işçinin iş yerine getirdiği eşyalarını korumayı, işçiyi iş yeri ortamının ve yapılan...
Yeni TTK’na Göre Şirketinden Para Çeken Ortağa Ceza Geliyor Yeni Türk Ticaret Kanununun 1 Temmuz 2012 tarihi itibariyle yürürlüğe girmesi ile beraber, şirket ortaklarının kendi şirketlerinden para çekmeleri artık tarihin tozlu sayfalarında kalmış olacak, başka bir deyişle 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu şirket ortağının şirketten para çekmesine izin vermiyor!   “Ortaklar şirketten para çekerse ne olur?” Kanunun 562’inci maddesinde; 358 inci ve 395 inci madde hükümlerine aykırı olarak şirkete borçlananlar, “Üç yüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılırlar” hükmü yer almaktadır demektedir. Yeni TTK’da, “Pay sahiplerinin şirkete borçlanma yasağı” başlıklı 358’inci maddesinde; İştirak taahhüdünden doğan borç hariç, pay sahipleri şirkete borçlanamaz. Eğer ki, borç, şirketle, şirketin işletme konusu ve pay sahibinin işletmesi gereği olarak yapılmış bulunan bir işlemden doğmuş olsun ve emsalleriyle aynı veya benzer şartlara tabi tutulsun” hükmü yer almaktadır.Yine Kanunun "Şirketle işlem yapma, şirkete borçlanma yasağı" başlıklı 395’inci maddesinde; 1) Yönetim kurulu üyesinin, genel kuruldan izin almadan, şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem...

- Yazar: Tarih: Konu: Diğer Konular
Vergi Cezalarından Kurtulma Yolları Tasfiye işlemlerini yapıp kapattığımız bir şirketimize gelen bir ceza ihbarnamesi bu haftaki yazımın konusunu oluşturuyor her ticaretle uğraşan kişinin yaşayabileceği vergi cezalarından kurtulma konusunu uzun ve kapsamlı bir konu olmasına rağmen çok kısa özetlemeye çalıştım. Ödeme  yapılabilir Vergi usul kanunumuzun 368. maddesi ödeme sonucunda cezaların kalkmasını anlatmıştır Kesilen vergi cezaları taksit zamanlarından evvel tahakkuk etmişse taksit süreleri içinde; tak­sit süreleri kısmen veya tamamen geçtikten sonra tahakkuk etmiş ise; geçmiş taksitler, tahakkuk tarihinden başlayarak bir ay içinde ödenerek kesilen cezalardan kurtulunabilir. Bu süre, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ge­reğince teminat gösterildiği takdirde, vergi kanunu ile belli taksit zamanına kadar ve taksit zamanı geçmiş ise üç ay uzatılabilinir. İdari  Çözüm aranabilir Bir vergi ve ceza ihbarnamesi geldiğinde, dava açmadan önce, idari aşamada çözüm yolları aranabilir. Örneğin; Yapılan işlemde bir “vergi hatası” varsa, düzeltilmesi talep edilebilir. Vergi hatalarının düzeltilmesine, ilgili vergi dairesi müdürü karar verir. Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması...
İş Kazası Ve Sorumluluklarımız Hakkında Bilmemiz Gerekenler Bu hafta makalemi geçtiğimiz hafta kutlanan vergi haftası ile ilgili yazmayı düşünmüştüm. Fakat bir müşavir arkadaşın danışmanlık yaptığı firmasında meydana gelen iş kazasında bir işçinin vefat etmesi ile ilgili telefon görüşmem her işveren ve işçiyi ilgilendiren bu konunun aslında müşavir dostlarımız tarafından da son mevzuata göre çok iyi bilinmediğini fark etmemi sağladı. Bu yüzden bu hafta iş kazaları konusunu işçi ve işveren açısından ayrıntılı yazacağım. İş kazası nedir? İş ve sosyal güvenlik kanunlarımızı incelediğimiz zaman Sosyal Sigortalar Hukukunda “iş Kazası”nın tanımı bulunmasına karşın, bireysel iş hukukuna ilişkin İş Kanunundaki düzenlemelerde bu kavramı tanımlamaya yönelik herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. İş kazasının genel olarak tanımı konusunda birçok görüş bulunmaktadır. Bir görüşe göre; “iş yapılırken veya işin yapılması nedeniyle meydana gelen kaza iş kazasıdır”. Diğer bir görüşe göre ise; “işçinin, işverenin otoritesi altında bulunduğu sırada meydana gelen kazalar iş kazasıdır”. Başka bir görüşe göre ise;“İşin yarattığı rizikoların neden olduğu tüm kazalar iş kazasıdır”. Şeklinde iş...

- Yazar: Tarih: Konu: Diğer Konular
İş Kanunumuzda Çalışma Süreleri Çalışma süresi nedir? İş kanunumuzda Çalışma Süresiişçinin çalıştırıldığı işte geçirdiği süredir şeklinde tanımlanmıştır. Çalışma sürelerinin yasal olarak düzenlenmesi bakımından ülkemizdeki duruma baktığımızda, işveren karşısında zayıf olan işçinin korunması düşüncesinin esas alınarak, çalışma sürelerine sınırlar getirildiği görülür. İş mevzuatımızda, işler, 28 iş koluna ayrılmış bulunmakta ve çalışanlar, bu 28 iş kolundan herhangi birinde istihdam edilmektedir. Her iş kolunun özelliği diğer iş kollarından farklılık arz etmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu'na göre, genel olarak günlük en fazla çalışma süresi, 11 saattir. Bu süreye ara dinlenme süreleri dahil değildir. Günlük çalışma süresi, günde en fazla 11 saat olmasına rağmen, bu süre, yapılan işin ağırlık ve tehlikelilik derecesine ve çok fazla enerji harcanmasına göre bazı işler ve kişiler yönünden daha az olabilmektedir.Çalışma saatlerinin 11 saatten az olarak belirlendiği işler nelerdir? Kısaca açıklayalım. “Sağlık Kuralları Bakımından Günde Ancak Yedi buçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmelik” kapsamındaki bu işlerde çalışanlar, günlük çalışmaları gereken en...

- Yazar: Tarih: Konu: Sorular ve Cevaplar
merhaba. Ocak 2014 de anlaşmalı boşanma gerçekleşti.sadece mal paylaşımı olundu ve nafaka istenmeme maddeleri ile imzalandı.Daha sonra coğumun annesi bakmıyorum gerekçesi ile 850 tl iştirak nafakası açtı. halbu ki ocak 2014 de boşanma gerçekleştikten sonra 5 yaşında ki oğlumun aylık 850 tl kreş parasını ve diğer ihtiyaçlarını karşıladım. bunların dekontlarıda elimde. mahkemeye 3 aylık maaaş bodromu sunarken yurt dışı şantiyeye gittiğim için o dönem 4.000 tl lik maaş bodrosunu verdim. fakat şantiye işim artık yok. fabrikada da çalıştığım sürece 2.500 tl maaşım. bunlarıda mahkeme ye sundum. 07/11/2014 ilk duruşmamız var. merak ettiğim bu durumda hakim tutar olarak ne kadar karar verir? teşekkürler şimdiden...
İş Kanununa Göre Yıllık İzin Uygulaması İşçinin,  iş yerinde çalışması  sonucu emeği karşılığında ücret alacağı dışında  4857 sayılı İş Kanunu ile sağlanan çeşitli hak ve alacakları mevcuttur. Bu haklardan biri de yıllık ücretli izin hakkıdır. Bu yazımızda izin ile alakalı akla gelebilecek tüm sorulara cevap vermeyi amaçladık. Yıllık Ücretli İzine Hak KazanmaYıllık ücretli izin hakkı İş Kanununa tabi olarak çalışan işçilere uygulanır. Bunun içinİşçinin iş sözleşmesine dayanarak bir işte ücret karşılığı çalışması gerekir. Yıllık izne hak kazanabilmesi için işçinin işe girdiği tarihten başlayarak deneme süresi de dahil olmak üzere 1 yıl çalışması gerekmektedir. İzne hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçinin aynı işverene ait İş yerlerinde çalıştığı süreler birleştirilir. Yıllık Ücretli İznin Uygulanması Yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez. Fakat; izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere en çok üçe bölünebilir. İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez. Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin...
Yeni TTK’ da Tutulacak Defterler Ve Saklama Süreleri 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu’na göre;(YTTK) ticari defterlerin  Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarını yansıtır şekilde hazırlanan Türkiye Muhasebe Standartlarına (YTTK Md. 88), bu standartlarda hüküm bulunmayan hallerde doğrudan Uluslararası Finansal Raporlama Standartları’na göre tutulması tanımlanmıştır. Yeni Türk Ticaret Kanunu gerekçesinde, muhasebenin Vergi Usul Kanununa ve vergi mevzuatına göre tutulamayacağı, muhasebenin vergi için de tutulmayacağı, vergi verilerinin ve sonuçlarının bu suretle tutulan muhasebeye dayandırılacağı önemle belirtilmiştir. Temel defterler dışında hangi defterlerin tutulması gerektiği YTTK’da belirtilmemiştir.6762 sayılı eski Türk Ticaret Kanununda(ETTK) olduğu gibi, “işletmenin niteliğinin ve öneminin gerektirdiği” ölçüsü ile defterlerin belirlenmesi uygun değildir. Bunu Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu belirleyecektir. Ticari defterlerin uygun tutulmaması, cezaî yönden bu Kanuna ve ilgili diğer kanun hükümlerine göre sonuçlar doğuracaktır. Ticari Defter Tutma Yükümlülüğü Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle mal varlığı durumunu, Türkiye Muhasebe Standartlarına ve YTTK 88 inci madde hükümleri başta olmak üzere bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde...
Mart Ayı Gelir Vergisi İçin Beyanname Verme Dönemi Başlıyor Mart ayına günler kaldı Mart ayına girmekle birlikte, önceki yıl elde edilen gelirlerin beyan dönemi de başlamış olacak Bu ayın 26'sına kadar gerçek kişilerin 2011' yılında elde ettiği gelirlerin beyan edilmesi gerekiyor. Bildiğiniz gibi vergi mevzuatımıza göre Gerçek kişilerin gelirleri Gelir Vergisi'ne tabi tutuluyor. Vergi mevzuatımızda Gelir; “bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır” şeklinde tanımlanmıştır . Gelir vergisinin konusu da; Ticari, zirai, serbest meslek kazançları, ücretler, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile bunların dışında kalan ve gerçek kişilerce elde edilen diğer kazanç ve iratlar olarak tanımlanmıştır. Her bir kazancın niteliği ve vergilendirilmesi farklı şekillerde yapılıyor. Mesela gayrimenkul sermaye iradında tahsil esası geçerliyken, yani vergilendirme için gelirin tahsil edilmiş olması gerekirken; ticari kazancın vergilendirilmesi için gelirin elde edilmiş olması şartı aranmıyor. Buna göre ticari kazançta gelirin hak edilmiş olması yeterli. Gelirin miktar ve mahiyet itibarıyla kesinleşmesi, alacaklıları açısından, tahakkukun gerçekleştiğini ifade eder. Öte yandan ücret, menkul...

- Yazar: Tarih: Konu: Diğer Konular
Neden Vergi Kaçırıyorlar? "Daha iyi olmaya çalışmayan, iyi olarak da kalamaz." Oliver Cromwell Vergi en yalın haliyle, devletin gerçek ve tüzel kişilere yüklediği ekonomik yükümlülük olarak açıklanabilir. Ulusal ekonominin gelişmesi sürecinde, vergi ile ilgili sorunların ve bu sorunların nedenlerinin tespit edilmesi oldukça önem taşımaktadır. Devletin vatandaşlara yüklediği ekonomik yükümlülüğün temel işlevi, devlet harcamalarını karşılayarak yol, su, elektrik, sağlık gibi altyapı hizmetlerini ve ülke için kullanılabilecek diğer üst yapı hizmetlerini sağlayabilmektir. Ülkemizde vergilerin kamu gelirlerinin % 83,2 lik bir kısmını oluşturduğu göz önüne alındığında, ödenen vergilerin devletin en önemli finansman kaynaklarından biri olduğu açıkça görülmektedir. Ülke için bu kadar önemli olmasına rağmen ülkemizde kayıtdışının yüksekliği Vergi Mükellefleri Neden Vergi Kaçırırlar? Sorusunu sormamıza neden olmaktadır.  Ben bu yazımda kısaca bu sorunun cevabını vermeye çalışacağım. Vergiye karşı olumsuz tepkilerin en büyük gerekçesinin mükellefler tarafından adil bulunmayan vergi algısı olduğu göze çarpmaktadır. Türkiye’de sıklıkla yapılan vergi afları ve cezalarda indirim olasılığı sağlayan uzlaşma sisteminin sıklıkla kullanılması, bu uygulamalardan uzak ve özellikle...
Maliye Kira Geliri Olanlara Otomotik Beyan Hazırladı. Mart ayının yaklaşmasıyla birlikte kirada evi olanlar için önemli bir dönem de geliyor. “Gelir Vergisi Kanunumuzun 70 inci maddesinde yazılı mal ve hakların (Arazi, bina, haklar, motorlu taşıtlar vs.) kiraya verilmesinden elde edilen gelirler "gayrimenkul sermaye iradı" olarak adlandırılmış Ve belli koşullarda gelir vergisine tabi tutulur şeklinde açıklanmıştır ” 2011 yılında elde edilen kira gelirlerinin yıllık 2 bin 800 liralık kısmı vergiden istisna tutulmuştur.  Bu miktarın altında kira geliri elde edenler vergi ödemeyecek. Bu miktarın aşılması halinde ise 2 bin 800 liradan çıkarılarak, aradaki kısmın vergisi ödenecek. Örneğin aylık 1.000 TL geliri olan bir mükellefin yıllık kazancı 12 bin lira ise istisna tutarı düşüldükten sonra 9 bin 200 lirası için Gelir Vergisi ödeyecek. Yüzde 15'ten başlayan oran gelir dilimi arttıkça yükselecek. Tabi bu konuda kanunlarımızın kiracılara kira gelirlerini beyan edip vergilerini öderken bazı harcamalarını gelirlerinden indirme imkânı verdiğini de hatırlatmakta fayda var. Vergiden neleri düşebileceğimizi gelir vergisi kanunumuzun 74. maddesinde belirtilmiştir. Belirlenen bu indirimleri...